KARBEYAZ's notes (200) 

Please wait...
Sorry, the note you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't post your note right now. Please try again later.
To post a note you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off notes.
Sorry, we can't delete your note right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of notes that can be posted in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to post notes disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish posting your note.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To post a note, sign in with your Windows Live ID (it's your Hotmail, Messenger, or MSN account). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

ali deryahanwrote:
இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இ



Bir avuç dua, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj kapatır mesafeleri,
birleştirir gönülleri, bir sıcak gülümseme, bir ufak hediye daha da yaklaştırır bizi birbirimize.
Kalbiniz nur, eviniz huzur dolsun. Kurban Bayramınız bereketli olsun!


ALİ DERYAHAN



இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இ

10 hours ago
ali deryahanwrote:
MUTLULUK, insanın kendini avutmasıdır çoğu zaman.
MUTLULUK, kimi zaman sözde mutluyu boğar duman.
MUTLULUK, kimi zaman ağaçları olmayan sahte orman.
MUTLULUK, sonradan fark edilen çürük bir dal parçası.


இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ


MUTLULUK, bir zaman canavarı, bir gerçek desteresi.
MUTLULUK, aslın bir kenara bırakılışı, hayat serserisi.
MUTLULUK, tadımlık olur bazen en beğenileni en iyisi.
MUTLULUK, bulutları silmeye yetmeyen teselli fırçası.


இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ


MUTLULUK, bir duygu tanırım ben sözün öze hükmü.
MUTLULUK, bir duygu tanırım ben birin yüze hükmü.
MUTLULUK, şeklin göze hükmü, yokuşun düze hükmü.
MUTLULUK, ömrü kısa olası, sen kovalıyası o kaçası.


இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ


MUTLULUK, özlemiyle yanıp tutuştuğundur, özendiğindir.
MUTLULUK, gah el ele tutuştuğundur, gah çok sevdiğindir.
MUTLULUK, kimselerin dediği değil tek senin dediğindir.
MUTLULUK, kucağı olmayan bir vicdansıza kucak açası.


இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ


MUTLULUK, yüzlerde bir tebessüm, gözlerden akan yaş.
MUTLULUK, amacı hayatla barış olan amansız bir savaş.
MUTLULUK, bir yudum sevgi, bir titreyiş, bir anlamsız telaş.
MUTLULUK, güya görkemliymiş kapısı, aydınlıkmış bacası.


இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ


MUTLULUK, feda eyleyenin, cefa eyleyene bir garip hediyesi.
MUTLULUK, bir kelimede çok şey, yani mutluyum diyesi.
MUTLULUK, sevgi terbiyesi, hayat terbiyesi, yürek terbiyesi...
MUTLULUK, herkes öğrencisi olsa da yoktur bir tek hocası.


இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ


MUTLULUK, yanık yanık türkü, avaz avaz sitem, gizli bir servet.
MUTLULUK, hayır diyen görmedim, kime sorsam cavabı evet.


இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ


MUTLULUK, yaratılıştan gelen istek, yenilenmesi gereken mürvet.
MUTLULUK, bir duygu ki; hayali bir gölde balık tutar kancası


இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ


HAYATTA HEP MUTLU OLMAN DİLEKLERİMLE HOŞÇAKAL.....


இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ



Nov. 14
ali deryahanwrote:
_------
__--------
_-------------
_----------------____________-----
_------------------________----------
_-------------------_____------------
__-------------------__---------------
___------------------_---------------
____----------------------------------
_____---------------------------------
______-----------------------------
_________--------------------------
__________-----------------------
____________--------------------
_____________-----------------
______________--------------
_______________-----------
________________---------
_________________-------
__________________-----
__________________---

Sevmeği =¦==¦=======¦=¦=bildikten

sonra =¦==¦=======¦=¦=mesafeler

acılar, yıllar=¦==¦=======¦=¦=aylar...

...asla sevdayı =¦==¦=======¦=¦=söndürmez ama

sevmeği=¦==¦=======¦=¦=bilmedikten sonra

yanı başında ki=¦==¦=======¦=¦=sevdiğini bile


yıllarca=¦==¦=======¦=¦=göremeyebilir insan...

=¦==¦===ne kadar güzel bi söz...====¦=¦=

_------
__--------
_-------------
_----------------____________-----
_------------------________----------
_-------------------_____------------
__-------------------__---------------
___------------------_---------------
____----------------------------------
_____---------------------------------
______-----------------------------
_________--------------------------
__________-----------------------
____________--------------------
_____________-----------------
______________--------------
_______________-----------
________________---------
_________________-------
__________________-----
__________________---
Oct. 27
derbeder yine gönlüm
yalandır her gülüşün her bakışın kimsin sen?
hem melek hemde şeytan
ağlayan ve ağlatan aynı insan kimsin sen?
kanayan yüreğimde dinmiyor yangınlar
kahrolur gidermi sana aşık yürekler?
sevdim dedin hiç sevmedin sen kimleri mahfettin
kara melek
sen bu hayat oyununda zalim bir yürek
sen mutluluk masalında kara bir melek
hayirli aksamlar diliyorum
Oct. 23
ali deryahanwrote:
Kalbinin ışığı Gecenin karanlığını bastırsın Rüyaların mutluluk yağmurlarında geçsin Gecen mutlu Kalbin huzur dolu olsun İyi akşamlar arkadaşımm...
Oct. 23
vuslatımwrote:
Derdimi seviyorum,çünkü VERENİ seviyorum!!!"

Say ki, O seni sevmiyor yani sevilmiyorsun. Seni duymazdan geliyor.Bunca çabaların var, niyazların, iniltilerin var. Hep, bir takım beklentilerin oldu. Gidecek makamı da zaten bilmiştin ya.
Kim bilir, kaç defa ellerini açıp yalvardın, yakardın durdun. Bilemiyorum, acaba kim bilir kaç defadır seccadelerin ıslandı, dakikalarca belki de saatlerce kaldın. Hep bekledin, bekledin, bekledin.
Ama sonuçta gördün ki değişen bir şey yok. Sen hep aynısın. Dertler aynı dert, hüzün ise artmış aynı hüzün. Karamsarlık dediğin ise seni elbisen olmuş artık. Giyinmişin adeta bir daha çıkamamacasına!
İyi de, sitem etmeye değer mi? Sevmemek olur mu?
Düşün hele, seni sevmiyor olabilir mi? O zaman ne diye yaratmış ki seni?
Görünmez en küçük varlığın varlığından haberdar olan zat, senin niyazlarını duymuyor olabilir mi? Hadi, "olabilir, belki beni duymuyor olabilir" de. Hadi durma de. "ALLAH beni duymuyor! Duysaydı beni bu halden kurtarır, benim için iyi olanı verirdi." de.
Öyle canlılar var ki şu an ki teknolojiyle görünmesi çok zor. Onları bile görebildiği halde seni görmüyor olabilir mi? Diyebilir misin "O beni görmüyor, görse bu halim değişirdi. Günahlarımdan dolayı benden intikam alıyor." De hadi bakalım.
Hadi desene!!!Diyemezsin.
Peki, böyle mi düşünüyorsun gerçekten?
Dertlerin seni bitirdiğini düşünüyorsun değil mi? Senden başka dertli, gamlı, kederli, sıkıntılı kimse yok. Her şey bir tek seni buldu. Parasal dert desen, cepte metelik yok. Çoluk çocuk desen almış başını gidiyor, seni dinleyen yok. Eşin ile problemin var. İşin desen, ya işsizsin ya da işinde başarısız oldun. Çevren desen sana değer vermiyor. Öyle ya, onların gözünde paran varsa insansın. Of, hep dert, dert!
Haklısın bir bakıma. Evet, çok sıkıntılısın.Ani bir dönüş ile konuyu bir başka deyişle ilişkilendiriyorum, iyi dinle şimdi.
Dert sevdirir dostum sevdirir. Hem de ne sevdirir. Nice dertsizler var ki, bir elini çırptı mı emrine binler amade. Ama sevgisiz onlar dostum. Kulluktan yoksun onlar. Kalpleri mühürlenmiş, kulakları sağır, gözleri kör olmuş. Sen ne büyük bir lütuftasın ki, hala O'ndan istiyorsun. Çünkü O, seni unutmuyor, kendisinden istetiyor. Seni başka kapıya göndermiyor. Bakma seni kapısında beklettiğine. Hatırla bir Hak dostunun ince düşünceli sözünü:
"Sen kapıyı tıkla, açmak içerdekinin işidir!"
Dert seni pişiriyor dostum, belki farkında değilsin ama gerçekten de böyle.
Merak etme, izleniyorsun, duyuluyorsun ve görünüyorsun. Hatta sen ara sıra unutsan bile, O, seni salisenin milyonda biri bile olsa seni duymuyor, görmüyor veya izlemiyor olmasın! Ta ki dünyaya ilk geliş anından son anına kadar.
Yo, sakın yanlış anlama. Derdini küçümsemiyorum. Diyebileceğim sana, şunu sakın unutma ve sık sık de:
"Derdimi seviyorum, çünkü VERENİ seviyorum !!!"
Bu yüzden derdini sev, derdini çok sev. Zira onu sana takdim eden BİR'i vermiş. Besbelli vardır bir hikmeti.
Olamaz mı?

(alıntı)
Oct. 22
kimi ariyorsun bilmiyorum ama benim resmim var görmüyormusun
peki kimsin
Oct. 21
iki oldu sordugun ya sen kimsin
ben ceylan senin tanidigin kimse ben o karamelek deyilim
bilseydim öyle biri oldunu saten karamelek yazmazdim iyi geceler
Oct. 21
ali deryahanwrote:
Hiçbir zaman yüreğime ucuz bir sevdayı yakıştıramadım









Yüreğim kurumuş çöllerde şimdi
Ulaşılmaza kavuşmak isterken,
Gömüldü ayrılıkların sessiz çığlıklarına
Zinciri sürgüleyip sevdaya
çıktı bilinmez bir yolculuğa
Yüreğimiz bu kadar ucuz mu?
Kolay vedaların soğuk sesine evet desin..


ya sonra..


Sonra
Sürgülerini cözdük yaralarımızın
Mahkum bir yüreğin çırpınışlarını anlatıyor
Yüreğimdeki zındanlar,
Esir kalmış ayrılıklara..
Vurgunları tamamlıyor şimdi,
Sevdadan nasibini almış her gemi


Git şimdi !!
Gidebildiğin en derin ayrılıklara git
Söyle yüreğini darmadağın eden bir talan yığınına!
Nice vurgunları sakladı en kuytuda,
Acıyla süslenmiş yaralarına
En derininde bir mağbet bulur elbet


Gözlerimi kapatıyorum
Kasırgadan sonraki sessizlikte..
Boguluyorum özlemlerin sımsıcak nefesiyle içimi yaktığı yerde
Vakti dolmuş ayrılığın vedasıyla sızlamak niye ki
Ayrılık garında seni ağır ağır vuran ve
Her bir acı kırıntılarını,
Bin kere kalbine mih gibi saplayarak,
Hüznün olduğu yerde mahpus eden..


of off..
Demeliydi yüreğim,
Demeliydi sancıyan yerlerini,korkularını talan etmeliydi
Şimdi bir ayrılık romanını kesik seslerle arkasından solumaktansa,
Yüzüne bakıp ayrılığın,
Sevdam,
Yüreğim
Ayrılık cehennemim,
Bu kadar ucuz olmamalıydı!
Hiçbir zaman ucuz bir sevdayı yakıştırmadım hüzünlü yıkık yüreğime


Bağırmalıydım,haykırmalıydım!!
Gerekiyorsa isyanım olmalıydım,
Ayrılığın vurgununu yiyecek
Ve bu vurgunla yaşayacak basit bir yürekle ölümüm olmadın
Cünkü,
Sevdam bu değere hiçbir zaman eş olmadı..olamazdı da
Olacak bir sevdayı o yürekte saklamadım ben!
Cünkü,
Benim yüreğimde Pahalı sevdaydın
Pahalı






Oct. 20
ali deryahanwrote:
Küfrüm Edebimi Asti Bu Gece


İçinde Kendini Bulan Herkese

Sen benim gözümde bir hiçsin artik,
Nefretim askimi asti bu gece
Bugün ki sözlerin söz müydü artik
Son sözün sabrimi asti bu gece

Kolayca bitsin bu diyemedin de
Salladin savurdun basiretsizce
Hiç mi ders almadin onca gezdik de
Yagmurun rahmeti asti bu gece

Yürümeyen neydi,iliskimiz mi?
Günüm sensiz bombos deyisimiz mi?
Sensiz yasayamam çeliskimiz mi?
Yalanin dogrunu asti bu gece


Evlenmek hayali kapimda idi
Giris kat evimin boyasi yeni
Mobilyan,takimin, alinmis idi
Vuslatim tadini asti bu gece

Yemedim yedirdim ne avrsa sana
Üç kurusum olsa verirdim daha
Memurdum yoksuldum hatirlasana
Hafizam haddini asti bu gece

Ayaklarin donmus,üsümüstün de
Gece yatamamis üzülmüstüm de
Bir ay oruç tutup yememistim de
O çizmen boyunu asti bu gece

Yapilan söylenmez, gelmezmis dile
Allahtan beklenir kul bilmese de
Kizginligim buna, sebep ise de
Sabrim miadini asti bu gece

Onca gez toz benle,seviyorum de
Sonra git nisanlan bir de ona de
Serefsizlik degil, nedir bu söyle
Küfrüm edebimi asti bu gece

Sana son bir sözüm, nasihatim var
Aldigim ahlakla bir terbiyem var
Senin dog'ran ana deyip geçmek var
Saygim adabimi tuttu bu gece
Gönlümün romani bitti bu gece
Hangisine yansam simdi gün gece
Ömrümden bes yil gitti bu gece

Bedirhan Gökçe


Oct. 13
ali deryahanwrote:



HER ŞEY SENDE GİZLİİ


Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!

İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...




Sept. 23
ali deryahanwrote:




Satırlarıma ‘sen’ değil,

Özlemin dökülüyor…

Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

Bir hayalden ibaret özlemlerim…

Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…

Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…
Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında…

Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…

Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan
Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak…

Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ?
Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde…

Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi öğrenmeli avaz avaz…

Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki sesliliğe rağmen…

Oysa,
Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum…

Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe giden her adım da…

Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı…
Ve bilmek bahane değil ‘bana’…

Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

Ve görmüyorsun…

Sana gözlerim değil,
Yüreğim…
Bedenim…
Ağlıyor !




Sept. 19
ali deryahanwrote:



Yalnızım,
yalnızlıklardayım.
Gene senden uzaktayım.
Nasıl ihtiyacım var içimi dökmeye,
dertlerimi anlatmaya bir bilsen.
İstiyorum ki seni düşünürken,
rüzgar esmesin hoyratça içimde.
Toz duman içersinde kalmasın hiçbir yer.

Yaslanmışım bir ağaca,
dalmış
gözlerine,gözlerim.
Uzakta bir boşluğa asılı kalmış.
Şimdi en güzel gördüğüm düşsün.
Bir ressamın tuvalinde resmin,
arkanda dağlar.
Bir perde gibi inmiş gökyüzünden bulutlar.
Bir gök kuşağı sanki başındaki taç.
Sislerle boğulmuş güneş,
senin aydınlığına muhtaç.

Yine bir gün ansızın
yüreğine baskın yaptım geceden.
Esir alınmış soluklarında yaşadım ilk heyecanı.
İlk kez,
mecalsiz kaldı sevgimin hücreleri.
İlk kez sana teslim oldu yüreğim.
Yaşamın en zor yanı,
seni düşünmekmiş bilemedim.
Yaşamın en güzel yanı,
seni düşünürken ölüşün
ve tekrar dirilişin özlediğimde yarınıma.
Ne güzel bir başka renkten sevmek seni,
bir başka mekanda düşünmek.
Bir başka gözle görüp,
sevmenin gür soluklarında hissetmek nefesini.
Ve sonra inmek derinliklerine aşkın.
Tekrar tekrar hissetmek,
keskin ve yakıcı tadını öpüşün.
Ahhhh! Güzelim, bir tanem.
Ne olur,
güzelliklerinde gizlensin çirkinliklerin.
Bak şimdi,
Yalnızlığın uç verdiği yeni filizlerde büyüyorsun.
Oysa sen,
yorgun dalgaların kıyılarındaki izlerde olmalısın.
Kum tanecikleri gibi yıkanmalısın tuzlu suda.
Ve ben sana,
yalnızlıklarımı yazmalıyım,
yalnızlıklarımda
bu satırlarımı kuma.
İçimde hep
sensizliğin korkusunu taşıyorum.
Anlaşılan,
ben hep senin yalnızlığını yaşıyorum.
Senin hıçkırığında, göz seyri mendeyim


beni andığında geçen.
Açlığımda mis gibi ekmek kokumsun
dumanı üstünde yalnızlığımın.
Yağmurda toprak kokumsun, baharda çiçek.
Yalnızlığımın sarhoşuyum her gece
içtiğim yalnızlığımın.
Yüzüme baktığında okuyacaksın yalnızlığımı.
Yalvarışlarımı hissedeceksin,
benim hissetmediğim.
Duruşumun sana
nasılsın der gibi olduğunu.
İyiyim diyeceksin sadece gülerek.
Belki de sarılmanı bekleyeceğim,kendimi zor tutup.
Sen hissetmesen de,
bir çocuğu okşar gibi okşamanı kim bilir.
Senin o gizemli dünyanda
benim yalnızlığım olacak senin düşündüğün.
Senin hissettiğine benim gülmem olacak.
Güldüğümü hissedip,
sende güleceksin.
Sana değecek sözlerimin her kelimesi.
Şarkılarım olacak dudaklarında söylediğin.
Beni hatırlayabildiğin yalnızlığında,
için sıkılacak,
yüreğin daralacak
dokunmak, sevmek gibi,
tatminlerin en güzelinden uzakta,
sen ve ben,
bir araya gelemediğimiz
iki ayrı kutupta,
iki ayrı yalnızlığı yaşayacağız.
Yalnızlıklarda,
yalnız.


Sept. 14
ali deryahanwrote:





Dostluğum düşmüş gamzelerine..




Gamzelerine düşmüş umudum,

O umut ki peşinden çok koştuğum..

Kimi zaman birkaç cümlede

Kimi zaman bir dost elinde

Ama şuan biliyorum nerde

Dostluğum düşmüş gamzelerine...



Bazen sabırla aradığım,

Bazen bulamadım diye kırıldığım

Her defasında gözümden sakındığım,

Dostluğum düşmüş gamzelerine...



İlkbaharda aşkla aldattığım

Sonbaharda ağlayarak yakardığım

Her defasında son durağım

Dostluğum düşmüş gamzelerine..



Bırakma sakın beni karanlıklara

Yollarıma ışığım

Hayatta yoldaşım

Dostluğum düşmüş gamzelerine...



Bu dostum kendini biliyor...

Ona gülümsemek çok yakışıyor..




Saygılarımla
Sihem TACHOULI






Sept. 5
ali deryahanwrote:






iyilik ve kötülük..•


Bir gün İYİLİK ve KÖTÜLÜK bir deniz kıyısında karşılaştılar.



Ve dediler:



“ Haydi denize girelim.”



Ve giysilerini çıkartıp sularda yüzdüler.



Bir süre sonra Kötülük, kıyıya dönüp İyiliğin giysilerine büründü



ve yoluna gitti.



İyilik de denizden çıktı ve kendi giysilerini bulamadı.



Ama çıplak olmak utandırıyordu onu, çaresiz Kötülüğün giysilerine büründü.


Yoluna devam etti.



O gün bu gündür erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır.



Ancak içlerinden İyiliğin gözlerinde ki ışıltıyı bilen kimileri vardır ki,



giysilerine bakmaksızın tanırlar onu.



Ve yine Kötülüğün yüzünü bilen kimileri de vardır ki,



giysi onu gözlerinden gizleyemez..




Sept. 2
kadirwrote:
Şecere

Yorumları Göster (0) - Konuya Yorum Ekle

Hz. Muhammed (sav), Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’e nisbetle İsmailîler diye de anılan ve iki büyük Arap topluluğundan birini teşkil eden Adnanîler’e mensuptur. Soy kütüğünün yirmi birinci göbekten atası olan Adnan’a kadar uzanan kısmı güvenilir bulunarak zikredilmiş, ondan sonrası Hz. Peygamber'in de işaretiyle yaygınlık kazanmamıştır. Bizzat kendisi tarafından kabul edilip bütün İslam kaynaklarınca zikredilen soy kütüğü şöyledir: Muhammed b. Abdullah b. Abdülmuttalib b. Hâşim b. Abdümenâf b. Kusay b. Kilâb b. Mürre b. Kâ’b b. Lüey b. Gâlib b. Fihr b. Mâlik b. Nadr b. Kinâne b. Huzeyme b. Müdrike b. İlyas b. Mudar b. Nizar b. Mead b. Adnan











Aug. 27
ali deryahanwrote:
HAYIRLI CUMALAR DEĞERLİ ARKADAŞIM
ALLAH YAR VE YARDIMCIN OLSUN

İBRETLİK BİR HATIRA.

SELAMIN KAVLEN MİNRABBİRRAHİM…
H.Z.ALLAH C.C ayeti kerimesinde BEN CİNLERİ VE İNSANLARI ANCAK BENİ BİLSİNLER BANA İBADET YAPSINLAR DİYE YARATTIM zariyat.56.bu emri ilahiyi duyduğu halde ibadet yapmayanlar yine yaratanın emriyle alçaltılmış olarak cehennemi boylayacaklardır.birincisi dünya cehennemiyle, ölünce ise daha ağır cezaya çarptırılacaklardır.ibadet yapmayıp yaratanla gönül bağı kuramayan insan yalnız yapayalnızdır zora düştüğü zaman insanların peşinden koşar durur peşine koştuğu insan da gücü azalınca yardımı keser isterse bu kişi ilim adamı veya doktor olsun, nice hastalar vardır doktorların yanlış teşhis koyması veya yanlış ilaç tedavi uygulaması ile hayatlarını kaybetmişlerdir. Yaratılan yanlış yapabilir. Fakat yaratan.bilmez olur mu.muhakkak ki o her şeyi bilendir. kesinlikle yanlış yapmaz onda çaresizlik diye bir şey de bulunmaz Çünkü, o bütün noksanlıklardan münezzehtir. Böyle mükemmel kudret ve azamet sahibinin yardımını kazanmak için ibadet yapmayıp gönlüne giremeyenler hem bu dünyada hem ahirette azap göreceklerdir. halbuki bize emredilen ibadetler hepsi bizim iyiliğimiz için bunu cahil olan bile anlar. abdest temiz olmamıza. namaz vücudumuzun kan dolaşımına güç katıyor oruç ise mide ve bağırsakları dinlendiriyor.dikkat edilirse doktor bile hastasına bazı durumlarda diyet uyguluyor. İşte nankör insan menfaatine olan bu ilahi emirleri yapmayıp kendisini zarara sokuyor. Bu saydıklarımız gözle görünen zahiri faydalar. ya gözle görünmeyen batini faydalarının birincisi içine çektiği huzur dolu nefesler. ikincisi ise. muhabbet bağı hattını kazanması o öyle bir mukaddes bağlantı ki artık her derdini her sıkıntısını kaldıracak yüce bir kapı önündedir o ne mutlu bir kuldur. Yine yıllar evvel çocukluğumda şahit olduğum bir hadiseyi hatırladım. hazreti ALLAHA canı gönülden bağlı. dua ederken gözlerinden yaşlar akan ananem vardı. Mürşide bir hanımdı diyorum çünkü rabbim teala onu vesile ederek bizi çok olaylara şahit tuttu. kendisi seksen yaşın üzerindeydi. bir gün abdest alırken dalgınlıktan olacak dengesini kaybedip düştü ve sol kalça kemiği ve sol kolu kırıldı. üzüntüye gark olduk . vakit kaybetmeden doktora götürdük. doktor muayene etti ve bu çok yaşlı bunun kemikleri kaynamaz evine götürün deyince. Kahrolduk. kaderiymiş dedik aldık eve götürdük. O siz üzülmeyin ALLAH benim kemiklerimi kaynatır dedi. ve sağ elini kırık olan sol kolunun ve kalçasının üzerinde gezdirerek dua okumaya başladı. Dikkat ettik yasini şerifte geçen, SELAMINKAVLENMİNRABBİRRAHİM ayeti kerimesini okuyordu. bu duayı tespih gibi gece gündüz devamlı okudu. Ve bir kaç ay sonra doktorun kaynamaz dediği kolu ve kalçasının kaynadığını gözlerimizle gördük. Ve 105 yaşına kadar yaşadı ALLAH rahmet eylesin nur içinde yatsın. maddi durumu güzel olmamasına rağmen dilinden şükrü eksiltmezdi.
yaşadığı evin bahçesinde hazine saklı olduğu söylentileri dilden dile dolaşıyordu rahmetli dayım kazmadık yer bırakmadı fakat hiç bir şey bulamadı. bir gün annem kendisine, anne durumumuz pek iyi olmadığını görüyorsun ne olur istihare namazı kılda belki hazine yerini öğrenirsin biz de zengin oluruz dedi. Ana annemi razı etti istihareye yattı. Ertesi günü ne gördüğünü sorduk. gördüm evladım yerini de gösterdiler al fakat yalnız dünyalık ahirette sana bir şey yok bitici dünya zengini mi olmak istersin yoksa bitmeyen ahiret zengini mi olmak istersin dediler onun için bu hazine meselesini de unutun dedi ömrü boyunca da lafını ettirmedi ALLAH rahmet eylesin. kırılan kolu ve kalçası iyileşince bize vasiyet etti bir yeriniz rahatsız olup iyileşmediği zaman elinizi rahatsız olan yerin üzerine koyun ve bu duayı okuyun ALLAHın izniyle geçer dedi. aradan bir hayli zaman sonra h.z. ALLAH c.c.SELAMIN KAVLEN MİN RABBİRRAHİM ayeti kerimesinin sırrıyla azametini bize gösterdi ve imanımıza iman depoladı. şöyle ki, Bir gün evimizde kardeşlerimle oturuyorduk en küçük kız kardeşim sağ tarafımda oturuyordu büyük kız kardeşim ise elinde bıçak ile önümüzden geçerken küçük kardeşim aniden oturduğu yerden doğrulunca büyük kardeşimin elindeki ekmek bıçağı küçük kardeşimin sol gözüne girdi çıktı . her şey bir kaç saniye içinde oldu. Biz elimizi kardeşimizin delinen gözünün üzerine koyduk ve SELAMIN KAVLEN MIN RABBİRRAHİM ayetini durmadan okumaya başladım hepimiz korku ve panik içindeydik küçük kardeşim can acısından ağlıyor büyük kardeşim ise ağbey ben kardeşimi kör ettim diye üzüntüsünden feryat ediyordu bir zaman sonra elimi kaldırdım baktım göz pınarından kan akıyordu elimi hemen kapadım okumaya devam ettim bütün kalbimizle sığıntı halinde okuyorduk kardeşimin ağlaması durunca biz kaderimize razı olduk ve elimizi kaldırdık kardeşime gözünü açmasını söyledim gözünü açtı kıpkırmızı idi şükürler olsun rabbimize delik çizik diye bir şey yoktu kardeşime gözünü kapamasını söyledim biraz daha bekledik on beş dakika sonra gözünü açtı pırıl pırıldı hiç bir iz ve hasar yoktu h.z. ALLAHın kudretini ve yardımını gözlerimizle gördük. bu ayeti kerime bildiğimiz gibi yasini şerifte geçiyor Ayeti kerimede. QNLARA ORADA cennette ÇEŞİTLİ MEYVELER VAR HEM ONLARA İSTEDİKLERİ HER ŞEY VAR.ALLAH TARAFINDAN BİR SÖZ OLARAK ONLARA SELAM VAR yasin 57. 58 bizde ağrıyan yerimize ahirette göndereceği selamını alıyoruz ve okuyoruz. sen sığınmasını bilirsen o seni mahrum bırakır mı. Ayeti kerimesinde buyuruyor ki, RESULUM KULLARIM SANA BENİ SORUNCA HABER VER Kİ BEN ONLARA YAKINIM BENDEN İSTEYENİN DUA ETTİĞİNDE DUASINI KABUL EDERİM ÖYLEYSE ONLARDA BENİM DAVETİME İCABET ETSİNLER BANA İMAN ETSİNLER Kİ, DOĞRU YOLA GİDEBİLSİNLER. biz kulları da hep yalvaralım ona yalvaralım hep isteyelim ondan isteyelim. h.z ALLAHc.c hu, sonsuz rahmetinden istifade etmemizi cümlemize nasip ve müyesser etsin.
Resulullah s.a.v.hadisi şerifinde, KULUN KALBİNE DUA ETME ARZUSU GELDİĞİNDE RABBİNE DUA ETSİN ÇÜNKÜ ALLAH O, DUAYI KABUL EDECEKTİR.tirmizi. yukarıda geçen ayet ve hadisi şerifi yaşantımıza aksettirirsek hem dünya hayatımızı hem ahiret yurdumuzun huzurlu geçmesini sağlayabiliriz neden diye sorulursa bir kul ki , kainatın idarecisine inanmış ve her şeyin onun ve ondan geldiğine teslim olmuş ona emredilen ilahi emirleri yaparak kendini sevdirmiş her hangi bir sıkıntı esnasında kalbine dua etme arzusu geldiğinde dua ettiğinde, sonsuz merhamet sahibi olan H.z. ALLAH c.c. umut edilir ki, onun duasını kabul edebilir. Yapılan talep ister dünyalık ister ahiretlik olsun dünyalık ve ahiret olarak iki kazanç kapısı kendisine açılmıştır ne mutlu böyle kullara dünyası da güzel ahireti de güzel bundan daha güzel ticaret varmıdır. Çünkü her ihtiyacı görülüyor. İşte bu nimetlerden bazı kullar istifade ediyor bazı kullar ise itimat etmediği için istifade edemiyor. Halbuki insan yaratılana itimat ettiği kadar yaratana itimat etse her işi görülecektir yaratılan durumu müsait ise belirli bir süreye kadar yardım eder ve nihayet benden bu kadar der ve yardımı keser yaratan ise kul samimi oldukça sözünde durup ibadetlerine devam ettikçe kendisine dilekte bulunduğu zaman o kulunun önüne her imkanlarını serecektir.
H.z ALLAH c.c.cümlemize dünyanın helal nimetlerini ahirette ise cennet nimetlerini nasip etsin. Amin. ALLAHÜMME SALLİ ALA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ MUHAMMEDİN FİL EVVELİNE VEL AHİRİNE VEFİL MELAİL ALA İLA YEVMİDDİN VEL HAMDÜ LİLLAHİ RABBİL ALEMİN. KALPTEN İNAN EY, MÜSLÜMAN..
July 31
ali deryahanwrote:
GÖZLERİN GÖZLERİMDE


Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini
****************************************************************************************************************






YÜZÜNDEN GÜLÜMSEME. YÜREĞİNDEN SEVGİ EKSİK OLMASIN. MUTLULUK DENEN VE HERKESE NASİP OLMAYAN O GÜZEL DUYGU PEŞİNİ BIRAKMASIN. İYİ
HAYALİNDEKİ TÜM GÜZELLİKLER GERÇEK OLSUN.....
SEVGİYLE KALIN

GÜNAYDIN, GÜNÜNÜZ AYDIN OLSUN
July 21
ali deryahanwrote:
MİRAÇ KANDİLİ
Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biri de Miraç Gecesidir. Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. Resulullahın (a.s.m.) şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur.
Bu ulvi seyahat, mucizelerin en büyüğüdür. Miraç mucizesi Kur'ân-ı Kerimde âyetlerle anlatılmış ve varlığı inkâr edilemeyecek bir şekilde ortaya konmuştur
Sofranız afiyetli, paranız bereketli, kararlarınız isabetli, yuvanız muhabbetli, kalbiniz merhametli, bedeniniz sıhhatli, yüzünüz mutlu, KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN
July 19
ali deryahanwrote:
CUMANIZ MUBAREK OLSUN cuma günü okunacak dualar...
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyet olunduğuna göre Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz Hazretleri buyurmuşlardır ki:



"Cum'a gününde bir saat vardır. Allah'ın kullarından bir müslim namazda ve kıyamda iken Allah Teâlâ'dan niyâz ile bir şey isteyip duâsı o saate tesadüf ederse Allah teâlâ Hazretleri o kimsenin dileğini verir." Böyle buyurduktan sonra mübarek küçük parmağının ucuna işaret buyurdu. (11)

Cum'a gününün içindeki saat, küçük parmağına nisbetle parmağın ufak ucu ne kadar ise, güne nis-betle o kadar az bir müddetdir ki o saat içinde her halde duâ müstecâb olur demektir.
Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri:



- 'Cum'a günü, ibâdet ve ezkâr ile mü'minle-rin kalbi mesrûr olacak bir bayram günüdür' (12) buyurmuşlardır.


-"Size bir sûre haber vereyim mi ki, azameti semâ ile arz arasını doldurmuş, onu yetmişbin melek teşyî' etmiştir? O sûre Kehf süresidir. Kim cum'a günü bu sûreyi okursa Allah onu öteki cum'aya kadar bu sûre ile mağfiret eder, sonunda üç gün de ziyâdesi vardır. Ve semâya ulaşan bir nûr verilir ve Deccal'in fitnesinden muhafaza edilir. Yatacağı vakit bu sûrenin sonundan beş âyet okuyan hıfz olunur ve gecenin istediği vaktinde kaldırılır." (13)

"Ey Rabbim! Perşembe günü ümmetimin erkenden yaptığı işleri bereketli kıl." (14)

Hadîsin şerhinde deniliyor ki, bugünün evvelinde bir ihtiyacını tedarik etmek, nikâh akdetmek ve bunun gibi mühim işler sünnettir.

"Cum'a gününde; Yani perşembeyi cumaya bağlayan gece iki rek'at namaz kılıp Fâtiha'dan sonra onbir defa Zilzâl Sûresini okuyan kimseyi Allah Teâlâ kabir azâbından ve kıyâmet korkularından emin kılar. " (15)

"Şu duâ ile cum'a günü herhangi bir saatte dua edilirse sâhibine muhakkak icâbet olunur." (16)





"Cum'a gününde bir saat vardır, mü'min bir kul namazda duâ ederken Allah 'dan bir şey ister ve o saate denk gelirse Allah muhakkak ona icâbet eder. Ashab-ı kirâm: 'Bu saat hangi saatdir yâ Resûlellah" dediklerinde: "İkindi namazı ile güneş batması arasındaki vakittir." buyurdular.



Cuma Günü Selevat Getirmenin Önemi:

Cuma, önemli olayların meydana geldiği çok hayırlı ve faziletli bir gündür. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür. Adem (a.s.) o gün yaratılmış, o gün cennete konulmuş ve o gün cennetten çıkarılmıştır.
Cuma gününde bir saat vardır ki, hangi mü'min o saatte Allah'tan bir dilekte bulunursa Allah onun dileğini kabul eder.

Efendimiz Aleyhisselam buyurdu:

Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salavat getirenler olacaktir.
Üzerime salavat getirirseniz Allah da (c.c) sizin üzerinize salavat getirir.
Bana salavat getirin. Nerede olursanız olun salavatınız bana ulaşır.

- Allah Teala (C.C) buyurdu: "Bir defa salavat getirene Ben ve meleklerim on defa salavat getiririz."

Cuma günü ve geceleri üzerime (100) defa salavat getirenin Allah Teala (c.c) otuzu dünyaya, yetmişi ahirete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder.
Sünnetimi ihya eden, üzerime salavat getiren, darda kalanlara yardımda bulunanlar kıyamet gününde arşın gölgesinde olacaklardir.

Kiyamet günü büyük ecir almak isteyen, üzerime salavat getirsin.
Karsilaşan iki mü 'min salavat getirerek musafaha ederlerse, geçmiş ve gelecek günahlari bagışlanir.

Üzerime bir günde (1000) defa salavat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez.

Ömrünü boş yere heba eden kisinin kaybettigi zamani telafi etmesi için salavat-i şerife ile meşgul olmalidir. Eger bütün Ömrünü ibadetle geçirmiş olsan sonra bir defa salavat-i serife getirsen, getirdigin salavat bütün ibadetlerinden daha ağır gelirdi. Çünkü sen kendi gücün nispetinde salavat getirmektesin.

Allah Teala(C.C), perşembe günü ikindi vakti, melekleri salavat-i şerife getirenlerin ismini yazmak için yeryüzüne gönderir. Cuma günü ve gecesi salavat getirmeyi ihmal etmemelidir.
July 17